İnme birimimizde değerlendirilen 193 inmeli olgunun 98’i kadın (% 50,8), 95’i erkek (%49,2) olup, olguların özellikleri tablo
1’de gösterilmiştir. Olgular etkilenen hemisferlere göre gruplandırıldıklarında, 104’ünde (%53,9) dominant, 89’unda (%46,1) dominant olmayan hemisfer hasarı mevcuttu (Şekil
1). Kadınların %53,12’sinde, erkeklerin %54,7’sinde dominant hemisfer hasarı bulunmaktaydı (p>0,05). İnme etyolojilerine göre olgularımızın 128’inde (%66,3) serebral iskemi, 40’ında (%20,7) intraserebral hemoraji, 3’ünde (%1,6) subaraknoid hemoraji yer almaktaydı. 22 olguda (%11,4) yeterli etyolojik veri bulunmamaktaydı. Ayrıca, kadın ve erkek inmeli hastalarda inme etyolojilerine göre farklılık yoktu (p>0,05). Özgeçmişlerinde, 139 hasta (%72) hipertansiyon, 56 hasta (%29) kardiyovasküler hastalık (koroner kalp hastalığı, konjestif kalp yetmezliği, sol ventrikül hipertrofisi, atrial fibrilasyon, mitral anulus kalsifikasyonu), 50 hasta (%25,9) diabet, 40 hasta (%20,7) geçirilmiş iskemik atak olduğunu belirtmişlerdi, 59 hastada (%30,4) sigara kullanımı varken 134 hastada (%69,6) sigara kullanımı yoktu. Kadınların 19’u (%19,4), erkeklerin 40’ı (%42,1) sigara kullandığını belirtmişlerdi.
Olguların %46,6’sı (n=90) serebrovasküler ataktan sonraki ilk 3 ay içinde, %14,5’i (n=28) 4-6, ayda, %19,2’si (n=37) 7-12, ayda, %19,7’si (n=38) 13, ay ve sonrasında polikliniğimize başvurmuşlardı.
Çalışmamızda olgularımızın yaş ile toplam FBÖ skoru arasında negatif korelasyon bulunmaktaydı (r= 0,281, p<0,01).
FBÖ alt gruplarından kendine bakım, transfer, hareket, tekerlekli iskemle kullanımı, toplam FBÖ skoru ve Bİ skor ortalamaları kadınlarda erkeklere kıyasla istatistiksel düzeyde daha düşüktü (p<0,05) (Tablo 2).
 Büyütmek İçin Tıklayın |
Tablo 2: Kadın ve erkek inmeli hastalarda FBÖ alt grup, FBÖ toplam ve Bİ skor ortalama değerleri |
FBÖ alt gruplarından sfinkter kontrolü, transfer, hareket, sosyal durum, FBÖ toplam skor ve Bİ skor ortalamaları dominant hemisfer lezyonu olanlarda dominant hemisfer lezyonu olmayanlara göre istatistiksel olarak düşüktü (p<0,05) (Tablo 3).
 Büyütmek İçin Tıklayın |
Tablo 3: Dominant ve dominant olmayan hemisfer lezyonlu hastalarda FBÖ alt grup, FBÖ toplam ve Bİ skor ortalama değerleri |
Dominant hemisfer lezyonu olan kadınların dominant lezyonu olmayan kadınlara göre FBÖ sosyal ve Bİ skor ortalamaları istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha düşüktü. Dominant lezyonu olan erkek hastaların ise FBÖ sfinkter, transfer, hareket, iletişim, sosyal, toplam FBÖ ve Bİ skor ortalamaları dominant lezyonu olmayan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulundu (p<0,05). 193 inmeli hastanın, toplam FBÖ skor ve Bİ skor ortalama değerleri inmeden sonraki 7, aydan sonra ilk 3 ay değerlerine kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti (FBÖ için F: 3,99, p<0,05; Bİ için F: 5,99, p= 0,001).
Eğitim düzeyi (Şekil 2), meslek, inme etyolojilerine göre toplam FBÖ, FBÖ alt grup ve Bİ skor ortalamalarında istatistiksel düzeyde anlamlı farklılık yoktu (p>0,05). Ayrıca, kadın ve erkek inmeli hastaların mesleklerine göre toplam FBÖ, FBÖ alt grup ve Bİ skor ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0,05).
Motor FBÖ, fonksiyonel FBÖ, toplam FBÖ ve Bİ skorları arasında ise pozitif, anlamlı bir ilişki vardı (sırasıyla r= 0,860, r= 0,560, r= 0,848, p<0,001) (Şekil 3).
Yatırılarak rehabilitasyon programına alınan hastalarda ortalama yatış süresi 32,54 ± 20,77 gün (median: 28 gün, minimum: 9 gün, maksimum: 144 gün); yatış ve çıkış FBÖ toplam skor değerleri ortalamaları sırasıyla; yatış 81,40 ± 31,11, çıkış 89,84 ± 30,53 idi ve ortalamalar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı (p<0,001) olup; yatış günü başına FBÖ kazancı ortalama 0,32±0,62 idi. Yatan hastalarımızda yatış süresi ile toplam FBÖ, Bİ ve FBÖ kazancı arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır (r= 0,112, p>0,05). Ayrıca, kliniğimizde yatarak rehabilite edilen hastaların inme sürelerine göre toplam FBÖ ve Bİ skor ortalamaları arasında farklılık yoktu (FBÖ için: F: 1,51, p>0,05; Bİ için F: 1,15, p>0,05).