Neer SSS'nu birbirini takip eden 3 evreye ayırmıştır
21. Evre II SSS'nu rotator manşette kalınlaşma ve fibrozisle karakterize etmiş, manşet rüptürü olduğu zaman evre III'e dahil etmiştir. Bugün için kabul edilen görüşe göre rotator manşet parsiyel rüptürleri evre II SSS içinde yer almaktadır
13,19. Bunda MRG ve artroskopideki gelişmelere paralel olarak manşet rüptürlerinin yeri ve büyüklüğünü tama yakın doğrulukta tespit edebilmenin payı vardır.
Evre II SSS'nda non-steroid antiinflamatuvar ilaç, soğuk uygulama ve ultrason yaygın olarak kullanılmaktadır 2,21,22. Tedavinin en önemli kısmı egzersiz tedavisidir 12,14. Brox ve ark.7, çalışmalarında evre 2 SSS'nda artroskopik cerrahi ve kontrollu egzersiz programlarını plasebo ile karşılaştırmışlar ve her iki grup arasında anlamlı farklılık olmadığını ve her iki grubun plasebodan daha etkili olduğunu ifade etmişlerdir. Rahme ve ark.23 ise, bir yıl takip ettikleri artroskopik cerrahi ve fizik tedavi grubunda, uzun dönemde artroskopik cerrahinin daha etkili olduğunu bildirmişlerdir. Araştırıcılar fizik tedavi grubunda erken dönemde %33 başarılı sonuç bildirirken, bir yıl sonunda vakaların %72'sinin cerrahi müdahale gerektirdiğini bildirmişlerdir. Morrison ve ark.19 ise, 616 hastaya nonsteroid antiinflamatuar ve egzersiz tedavisi vermişler ve %67 başarılı sonuç aldıklarını ifade etmişlerdir. Biz de çalışmamıza aldığımız tüm hastalara üç fazlı egzersiz programı uyguladık. Egzersiz programına eklenen fizik tedavi yöntemlerinin hastanın inflamasyonunu daha hızlı düzelterek daha hızlı ağrı kontrolu sağladığı ancak hareket açıklığının düzeltilmesi için egzersiz programlarının şart olduğunu gözlemledik. Constant skorlaması açısından ise üç grubumuz arasında fark saptanmaması, hareket açıklığındaki artmanın ve hasta bilinçlenmesinin ağrı kontrolundan daha fazla fonksiyonel duruma katkı sağladığını gösterdi.
Vakalarımızın yaş ortalaması birinci grupda 56,0, ikinci grupda 51,9, üçüncü grupda ise 53,6 idi. Morrison 616 kişilik serisinde ortalama yaşı 42 olarak vermektedir 19. Ancak araştırıcı serisine evre I vakaları da dahil etmiştir. Berrazuata ve ark. 3, supraspinatus tendinitinde nitrogliserin tedavisinin etkinliğini araştırdığı çalışmasında ortalama yaşı tedavi grubunda 37,0, plasebo grubunda 35,7 olarak bulmuştur. Akyüz 2, SSS'nda ultrasonun etkinliğini araştırmış ve ortalama yaşı tedavi grubunda 47,7, kontrol grubunda 44,3 olarak vermiştir 2. Yaş grubumuzun diğer araştırıcıların ortalamalarından yüksek olarak bulunmasının nedeninin sadece evre II SSS'nun çalışmaya alınması olduğu düşünülebilir.
SSS'unun, kadınlarda daha sık görüldüğü bazı araştırmacılar tarafından da bildirilmiştir 2. Fakat bunun tersine erkek hastaların çoğunlukta olduğunu bildiren araştırmacılar da vardır 19. Morrison ve Fragameni 19 kadın-erkek oranını 230/386, Berrazuata ve ark.3 10/10, Binder ve ark.5 8/21 olarak vermişlerdir. Akman ve ark.1 ise bu oranı 54/14 olarak bulmuşlardır. Bizim çalışmamızda ise kadın/erkek oranı 30/10'dur. Bu oranda, polikliniğimize başvuran hastaların genellikle kadın olmasının ve kadınların ağrı yakınımını daha fazla ifade etmelerinin, ev işi aktivitelerinde omuzun çok kullanılması nedeniyle kadınların daha fazla kısıtlılık yaşamalarının rolü olabilir. Ayrıca kadınların fizik tedaviye daha kolay vakit ayırabilmesinin de önemi büyüktür. Erkek hastalarımız genellikle medikal tedavi ve enjeksiyon tedavisini tercih etmişlerdir. Neer 21, Neviaser 22, Akman ve ark.1, Akyüz 2 gibi araştırmacılar ultrasonun SSS'nda ağrı üzerine etkili olduğu konusunda aynı fikirdedirler. Bizim çalışmamızda da gece ağrısı ve istirahat ağrısı ultrason grubunda ve manyetik alan grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha fazla azalmıştı.
Fizik tedavi modalitelerinden birisi olan manyetik alan tedavisinin SSS'nda etkinliğini değerlendiren bir çalışma yoktur ancak bu yöntem omuz periartritinde ve SSS'na yakın bir terminolojiye sahip bir hastalık olan rotator manşet tendinitinde çalışılmıştır. Leclaire, omuz periartriti tanısı konan 47 vakayı iki gruba ayırmış, manyetik alan uyguladığı grupta istirahat ağrısı, gece ağrısı ve hareketle ağrıdaki iyileşmenin kontrol grubuna göre anlamlı oranda daha iyi olmadığını bildirmiştir 16. Buna karşılık Binder ve ark.5, rotator manşet tendinitlerinde pulse elektromanyetik alan tedavisi uyguladığı grupta ortalama ağrı skorlarında anlamlı düzelme olduğunu bildirmiştir. Her iki çalışmada da manyetik alan dozu 10 Hz. frekans, 35 gauss alan şiddeti+20 Hz. frekans ve 50 gauss alan şiddeti olarak kullanılmıştır. Bizim çalışmamızda da araştırıcıların önerdiği aynı dozlar kullanılmıştır ve gece ağrısı, hareketle ağrı ve istirahat ağrısında kontrol grubuna göre anlamlı iyileşme sağladığı saptanmıştır. Bu sonuç, SSS tedavisinde manyetik alan kullanımının ağrı kontrolunda uygun, ucuz ve seçilebilir bir alternatif olduğunu düşündürmüştür.
Binder ve ark.5 aktif hareket açıklığındaki iyileşmenin tedavinin ikinci haftasında anlamlı oranda arttığını bildirmektedirler. Buna karşılık Leclaire ve Bourgouin16 manyetik alan uygulamasının hareket açıklığı üzerine bir etkisi olmadığını belirtmektedirler. Bizim çalışmamızda ise egzersiz uygulanan grupta tedavi sonunda tüm hareket açıklıklarında anlamlı olarak düzelme sağlanırken ultrason grubunda abduksiyon ve iç rotasyon, manyetik alan uygulanan grupta ise abduksiyon, iç ve dış rotasyon açılarında anlamlı iyileşme sağlanmıştır. Bu sonuç hareket açıklığında artmanın inflamasyonun azalmasından ziyade egzersizle bağlantılı olduğunu, ve özellikle eklem kısıtlılığı olan SSS'lu hastalarda egzersizin tedavinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini göstermiştir.
Ağrılı omuz patolojilerinde fonksiyonel durumu değerlendiren temel skalalar, Amerika Ortopedi Cemiyeti Skalası ve Constant skorlamasıdır 11. Constant skorlaması, 1980'lerden beri kullanılan, cerrahi tedavi, konservatif tedavi ve yaralanma sonrası omuz hastalıklarının takibinde uygulanan kolay, ucuz ve güvenilir bir skaladır 11. Akman ve ark.1, konservatif tedaviye alınan SSS'u hastalarda ortalama skorun tedaviden sonra 48,2'den 84,3'e çıktığını bildirmişlerdir. Bizim çalışmamızda da Constant skorundaki iyileşme tüm gruplarda istatistiksel anlamlı olarak anlamlıydı. Bu sonuç, hareket açıklığında artmanın ve bilgilenmenin kişilerin yaşam kalitelerinin yükselmesinde temel rolü oynadığını gösterdi.
Sonuç olarak, manyetik alan uygulamasının SSS'nun tedavisinde ultrason tedavisi kadar etkili olduğu, egzersiz tedavisi ile beraber uygulandığında ağrı kontrolu sağlayarak ve hareket açıklığını arttırarak yaşam kalitesine katkıda bulunduğu gösterildi. Bu nedenle manyetik alan tedavisinin SSS tedavi programları içinde yer almasının ve bir tedavi alternatifi olarak görülerek uygulanacak süre ve şiddet için standardizasyonunun yapılması gerektiği kanısındayız.